Obligasyon

Uzun zamandır teknik içerikli olmayan bir yazı yazmamıştım bu bloga. En az bir tane yazmak istedim, çünkü aklımda konu birikti. Bu yazının konusu “obligasyon”. Sebebi ise bir türlü anlam veremediğim İngilizce kelimelerin Türkçe’de kullanılması.

Kullanılması demişken, “neden her kelimeye Türkçe karşılık bulup kullanmıyoruz” gibi bir yaklaşımla yazmıyorum bu yazıyı. Bu yazının çıkış noktası “obligasyon”.

Bu kelimeyi nerede ve kimden duyduğumu hatırlamıyorum. Ama bir kelimenin Türkçe’de yıllardır kullanılan, herkes tarafından anlaşılan bir karşılığı varken, neden “obligasyon”. Belki de şöyle sormak lazım, onu kullanan muhterem insan, neden “zorunluluk” demedi? Ya da zorunluluk demek ona neden zor geldi?

Bazen öyle bir kullanıyorlar ki, İngilizce’sini bildiğim bir kelimeyi bile anlayamıyorum. Oldu olacak bilgisayar yerine de “kompitör” gibi bir şey zırvalansın. Zor değil, Türkçe düşünen bir insanın, düşündüğü gibi konuşması “obligasyon” demesinden çok daha basit.

Tabi tek kelime üzerinden gitmiyorum. Kimisi derdini öyle bir Türkçe ile anlatıyor ki, %25 Türkçe %50 İngilizce, kalan %25’i ise hala çözemediğim farkı dünya dillerinden derlenmiş kelimelerden oluşuyor.

Neden eleştiriyorum onu da söyleyeyim. Genelde, en azından benim açımdan, zevkine değil de, derdimizi anlatmak için konuşuyoruz. Karşıdakinin anlattığımız şeyi anlamıyor olması bizim için bir şey ifade etmemeli(yani bundan ego tatmini amaçlayan varsa, bilemem). Karşıdakinin düşüncemizi anlayabilmesi içinse, onun ve bizim bildiğimiz bir dil gerekli. Ben “obligasyon” u ve bütün türevlerini anlamıyorum, duymak da istemiyorum, bu yazı sadece bunun içindi.

 
comments powered by Disqus